Seksolog Akif Poroy:Sigara seksi değildir, yıllarca Hollywood filmleri kanalıyla yapılan gizli reklam sonucu sigarayı seksi zannettik. 'Orgazm sigarası' diye bir şey yoktur.Vücut seksten sonra gerçekten sigara ister mi yoksa bu bir alışkanlık mı? İnsan fizyolojisi içinde 'nikotin istemi' diye bir şey bulunmaz. Cinsellikle sigara içiminin hiçbir alakası yok. İnsan fizyolojisinde böyle bir gereksinim yoktur. Tiryakilerde, doyum sonrası ya da doyumsuzluktan sonra içme isteği olamaz. Orgazm sigarasının tek anlamı alışkanlıktır. Neden bazılarına sigara, seksi gelir? O kişiler reklamların etkisi altında kaldıklarını artık kabul etsinler. Çok da haksız değiller. Yıllarca seksi imajı, Hollywood kanalıyla sigaraya bağlandı. Bunun adı gizli reklamdır; Humphrey Bogart ve Rita Hayworth ellerinde sigara ile bu imajı oturttular. Gizli reklamın etkisinden sıyrılmak gerekir. Sigaranın seks üzerinde etkisi var mı? Evet, var. Özellikle erkekte penis atar ve kılcal damarlarının tıkanmasına, dolayısıyla iktidarsızlık sorununa neden olur. Paket paket sigara içen erkekler bilsinler ki bir gün seks güçleri bu nedenle azalacak, hatta belki de kalmayacak. Eğer bir tiryaki sigarayı bıraktığı halde seksten sonra canı sigara istiyorsa, elektronik sigara önerir misiniz? Bence sigarayı bırakmak için hangi yöntem kolaysa onu kullansınlar. Elektronik sigara ile bu alışkanlığı bırakmaları zor olabilir. Bence önce akupunkturu denesinler. Sigara tamamen kötü bir alışkanlık, bundan kurtulmak için her yol mübahtır. Çiftlerden biri sigara içme konusunda inat ediyor, diğeri rahatsız oluyorsa ne önerirsiniz? Bağımlı kişiler bir noktada mantıklarını yitirebilirler. Çünkü bağımlılık, mantığın geri plana itilmesine neden olur. O nedenle karşı tarafın tahammüllü olması gerekli, ama bence bunun sınırlarını çizip, kendi sağlığını tehlikeye atmadan tahammül göstermesi önemli. Uzman Psikolog Meliha Karayay: Sigara bağımlıları, seksten sonra sigara içerek seksten aldıkları keyfi uzatmak isteyebilir. Onlar için sigara içen biri seksi hatırlatır. Sigara, bağımlılar için seksidir. Vücut seksten sonra gerçekten sigara ister mi yoksa bu bir alışkanlık mı? Sigara, insanların daha çok mutluluk aradıkları dönemde tercih edilen keyif verici maddedir. Kişi eğer tatmin edici güzel bir cinsellik yaşadıysa, vücutta salgılanacak mutluluk hormonunu bu maddelerle pekiştirmek isteyebilir. Bu bir ihtiyaç değildir ama keyfi artırmak için bir destektir. Sigara cinsel keyfi çağrıştırır ve kişi, o zevkin sürmesi için bir sigara yakmak isteyebilir. Neden bazılarına sigara, seksi gelir? Seksten sonra ya da önce sigara içenler, sigara ile cinsellik arasında bir çağrışım yaratırlar. Sigara içen birini gördüklerinde de seksi bulurlar, çünkü seksin mutluluk anı akıllarına gelir. Alışkanlığı olan kişiler için sigara, seksi olarak algılanabilir. Sigara bağımlılığı olmayan biri içinse bu tanımlama saçmadır. Sigaranın seks üzerinde etkisi var mı? Ereksiyonun sağlanmasında, sürmesinde ve sonlanmasında gerçekten olumsuz bir etkisi vardır. Yalnızca erkeklerin cinselliğini olumsuz etkilemez, kadınlarda da belli bir süre sonra istek azalmasına yol açar. Eğer bir tiryaki sigarayı bıraktığı halde seksten sonra canı sigara istiyorsa, elektronik sigara önerir misiniz? Elektronik de olsa sigara içiyorsanız yine aynı pekiştiriciyi kullanıyorsunuz demektir. Sigarayı, keyifle eşleştirenlere önerim, bu alışkanlıktan kurtulmak için terapi görmeleri; dört günlük bir çalışma ile bu sorunu halledebilirsiniz, başka başka sigaralar içmenize de gerek yok. Çiftlerden biri sigara içme konusunda inat ediyor, diğeri rahatsız oluyorsa ne önerirsiniz? Bir orta nokta bulunmalı. Sigara; çiftlerden biri içmiyorsa, diğer tarafın uyarımını engelleyebilir. Bazıları, 'Ağız kokusunu hissettim ve o an bütün uyarılmam bitti,' diye anlatırlar, üstelik bu doğrudur. Bu erkekler için daha da tehlikelidir, tekrar tekrar aynı durum yaşanırsa yerleşebilir. Eşler, ilişkiyi engelleyecek bu tarz noktalarda dikkatli olmalılar. Esra Tüzün Kaynak:Sabah Gazetesi |
20100218
Sigara ve Sex Arasındaki İlişki
Etiketler:
sexten sonra sigara,
sigara ve cinsellik,
sigara ve sex
20100215
Diş İpi Nasıl Kullanılır
Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.
Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir.
1.Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.
2.Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir.Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.
3.Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.
Diş Fırçalama Tekniği
Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.
Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.
1.Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.
2.Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.
3.Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.
Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.
Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.
Etiketler:
diş fırçalama
Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur
Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.
Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.
Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.
Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.
Etiketler:
ağız ve diş sağlığı koruma
Dişlerdeki Gelişim Bozuklukları
Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.
Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.
Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.
Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır.
Etiketler:
diş bozuklukları
Diş Eti Hastalıkları
Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.
Etiketler:
diş eti hastalıkları
Diş Çürümesi
Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.
Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.
Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.
Etiketler:
diş çürükleri
Ağız ve Diş Sağlığının Önemi
Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.
Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.
Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.
Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.
Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.
Etiketler:
ağız ve diş sağlığı
20081119
Kulak için tavuk tırnak için yumurta
Gözler için havuç, tırnaklar için yumurta, kulaklar için tavuk, kalp için balık ve cilt için portakal yenilmeli. Beslenme uzmanları, bunları boşuna söylemiyor elbet. Uzmanlar, her organın ihtiyacının farklı farklı olduğunu ifade ederek, beslenmenin bu organların ihtiyaçlarına göre yapılmasını istiyor. Güzel ve sağlıklı görünüm için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:
Gözler: Gözlerin A vitaminine ihtiyacı var. A vitamini vücudun sağlıklı olabilmek için ihtiyaç duyduğu en önemli vitaminlerden biri. Bunun için; havuç, ıspanak, rezene, patates, brokoli, fındık ve mercimek yenmeli.
Tırnaklar: Tırnaklar biyotine ihtiyaç duyar. Güzellik vitamini olarak da bilinen biyotin, saçları ve tırnak uçlarını güçlendirir. Yumurta, balık, süt, peynir ve patates biyotin içerir.
Kulaklar: İç kulakta meydana gelen kulak çınlamalarının ve duyma bozukluklarının, çinko eksikliğinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tavuk, kuzu veya sığır eti yenmesi tavsiye ediliyor.
Diş ve dişetleri: Dişlerin Kalsiyuma ihtiyacı vardır. Diş ve dişetlerinin sağlıklı görünmesini istiyorsanız günde en az 800 mg Kalsiyum almalısınız. Süt, ıspanak, kuru incir, kayısı ve lahana ile kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir.
Saçlar: Saçlarının sağlıklı uzaması ve yıpranmaması için ihtiyacın olan en önemli şey amino asittir. Bunun için; hem protein hem de amino asit içeren besinleri tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, tavuk, hindi ve fındık gibi besinler alınmalıdır.
Kalp: Kalp sağlığı için Omega-3 Yağ asitleri faydalıdır. Kalbin sinsi düşmanı kolesteroldür. Kolesterol hücre zarının ve bazı hormonların yapımında kullanılır. Ancak kanda fazla bulunması zararlıdır. Kolesterol bir yanda karaciğer tarafından üretilirken, besinlerden de alınır. Et süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde bol miktarda bulunurken, sebze ve tahıllarda bulunmaz. Omega-3 yağ asitleri içeren balık, kalp için çok faydalıdır.
Cilt: Cildin ihtiyacı C Vitaminidir. Eğer cildin pürüzsüz ve sağlıklı görünmesi isteniyorsa her gün en az 60 mg C vitamini alınmalıdır. C vitaminin vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi vardır. Bu vitamin vücuttaki yara izlerinin ve çürüklerin kapanmasına yardımcı olur, cilde pürüzsüz bir görüntü kazanır. C vitamini; taze meyve, meyve suları ve sebzelerde bol miktarda bulunur.
Gözler: Gözlerin A vitaminine ihtiyacı var. A vitamini vücudun sağlıklı olabilmek için ihtiyaç duyduğu en önemli vitaminlerden biri. Bunun için; havuç, ıspanak, rezene, patates, brokoli, fındık ve mercimek yenmeli.
Tırnaklar: Tırnaklar biyotine ihtiyaç duyar. Güzellik vitamini olarak da bilinen biyotin, saçları ve tırnak uçlarını güçlendirir. Yumurta, balık, süt, peynir ve patates biyotin içerir.
Kulaklar: İç kulakta meydana gelen kulak çınlamalarının ve duyma bozukluklarının, çinko eksikliğinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tavuk, kuzu veya sığır eti yenmesi tavsiye ediliyor.
Diş ve dişetleri: Dişlerin Kalsiyuma ihtiyacı vardır. Diş ve dişetlerinin sağlıklı görünmesini istiyorsanız günde en az 800 mg Kalsiyum almalısınız. Süt, ıspanak, kuru incir, kayısı ve lahana ile kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir.
Saçlar: Saçlarının sağlıklı uzaması ve yıpranmaması için ihtiyacın olan en önemli şey amino asittir. Bunun için; hem protein hem de amino asit içeren besinleri tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, tavuk, hindi ve fındık gibi besinler alınmalıdır.
Kalp: Kalp sağlığı için Omega-3 Yağ asitleri faydalıdır. Kalbin sinsi düşmanı kolesteroldür. Kolesterol hücre zarının ve bazı hormonların yapımında kullanılır. Ancak kanda fazla bulunması zararlıdır. Kolesterol bir yanda karaciğer tarafından üretilirken, besinlerden de alınır. Et süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde bol miktarda bulunurken, sebze ve tahıllarda bulunmaz. Omega-3 yağ asitleri içeren balık, kalp için çok faydalıdır.
Cilt: Cildin ihtiyacı C Vitaminidir. Eğer cildin pürüzsüz ve sağlıklı görünmesi isteniyorsa her gün en az 60 mg C vitamini alınmalıdır. C vitaminin vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi vardır. Bu vitamin vücuttaki yara izlerinin ve çürüklerin kapanmasına yardımcı olur, cilde pürüzsüz bir görüntü kazanır. C vitamini; taze meyve, meyve suları ve sebzelerde bol miktarda bulunur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)